BİRİNİZ AŞK’MI DEDİNİZ?
Uzun zamandır yoktuk değil mi? İş,ev,sosyalleşmek derken bir de baktık ki yine bir şey eksik.Ve yine aynı şey eksik…
Evet evet duyuyorum serzenişlerinizi,hatta çığlıklarınızı aşk,aşk diye Bende aynı şekilde bağırıyorum çokça uzun bir zamandır. Hasret kaldım gözlerinin rengine mısralarındaki gibi.
Kadın,erkek ve aşk.İşte size doğanın en basit kanunu.Kimilerine göre aşk platonik olmalı,kimilerine göre ise sınır tanımadan yaşanmalı.Herkese göre değişir tabi bu durum.Bana soracak olursanız,kesinlikle karşılıklı yaşanmalı derim.Düşünsenize birinden hoşlanıyorsunuz ama ona kesinlikle belli etmiyorsunuz,edemiyorsunuz.Tam platonik hep platonik durumu.Kimbilir beklide oda size karşı hiss_i vukuatta aynı durumdadır.Ama ondan da tık yok.Aman Yarabbi ne kadar sancılı,ne kadar boğucu bir vaziyet!!!! Ne olursa olsun bir şekilde belli etmeli her iki tarafta. Kaybedecek bir şey olacağına hiç inanmıyorum ben. En fazla bir müddet unutmak için çaba sarf edersiniz, biraz üzülürsünüz ama çok değil. Ne de olsa yaşanmışlık yok ki fazla. Gurur diyorlar bazen. Bu da tartışmaya açık derim. Erkekleri bilmem ama kadınlarda iki çeşit gurur vardır.Biri kişisel herkeste olması gereken gurur,diğeri kadınlık gururu.Eğer aşıksanız ve söylemek istiyorsanız gurur falan bahane,aynı maksat sohbet kahve bahane gibi.Ya söylediğinizde kazanacaklarınız.Bir düşünsenize.Ya da düşünmenizi tavsiye ederim.Ben düşünüyorum da heyecan verici kesinlikle.Gerçi söylüyorum bunları ama sen ne durumdasın diye sorduğunuzu duyar gibiyim )
Ben nicedir uzağım aşka da, aşık olan bana da.Bende mi kaynaklanıyor, karşımdakilerden ki bir türlü çözemedim.Arasında gidip geliyorum.Ama aşka aşık bir kadın olarak benim aşktan bu kadar uzak kalmak canımı sıkmıyor da değil.Napalım insanın her istediği her zaman olmuyor.Gerçi şu aralar biraz kalp çarpıntılarım var ama belli belirsiz.Çok heyecanlanma diyorum kendime.Biliyorum da sonunu Çevremdekilere hep söylüyorum,eğer elinizi tutan,sizi dinleyen,omzuna yaslandığınız,dudaklarına değdiğinizde dünyanızı unuttuğunuz biri varsa hayatınızda aman ha dikkat kaybetmeyin. En azından kaybetmemek için elinizden ne geliyorsa yapın.Çünkü Geri dönüşü olmuyor çoğu zaman. Çok sevdiğim anneannem vakti zamanında şöyle demişti “Gökte nikah kıyılmadıkça, yerde kıyılmazmış”.Canım anneanneciğim ne nikahı, ne evliliği. Gökte sevgili bulmak, birlikte olmak kıyılmadıkça, yerde kıyılmazmış” diyorum ben bu zamanda. ehh nede olsa söylemlerde zamana göre değişiyor. Tıpkı bizlerin zamana ayak uydurabilmek için değişmemiz gibi, ya da değişmeye çalışmamız gibi.
Bazen düşünüyorum da,aşkın,sevginin gücünü görmeyi engelleyen hangi perdeler,karartılar var önümüzde.İş stresi,manevi sorunlar,onlar,bunlar,şunlar.Ben mi yanlış hatırlıyorum acaba.Eskiden sıkıntılarımız,üzüntülerimiz varken paylaşmak için koştuğumuz ilk insan olurdu sevdiğimiz erkek ya da kadın.Yanlış mıyım?Öyleyse lütfen uyarın beni.Sen hangi zamanda yaşıyorsun onlar nerdeyse masallarda kaldı tarzında…. Şimdi ise ilk kaçtığımız insan oluyor sevgilimiz.Cevap hep aynı “yalnız kalmak istiyorum,tek başıma çözmek istiyorum..” Pehhh ne kadar anlamsız geliyor bana anlatamam size. Ben hala büyük bir inatla sarılmak istiyorum ona.Paylaşmak için,yükünü hafifletmek için ya da kendimi iyi hissetmek için.
Ve tabi ki hala inatla o aşkı aramaktayım. Hiç ümidimi kaybetmeden. Kimbilir belki bir gün bulurum. Eğer bulamazsam, hayıflanacağımı sanmıyorum.geçen zamana bakıp,uğraştım ama olmadı diyebileceğim. Keşkelerim olmadan….
Her zaman aşka,aşık insanlara inanmanız dileğiyle….
Sevgilerimle.
Didem&Bonbon
Ben ve Onlar
28 Temmuz 2010 Çarşamba
19 Temmuz 2010 Pazartesi
Son Nokta :))
Bir gün Pamuk Prenses, Süpermen
ve Pinokyo yürüyüşe çıkmışlar...
Yürürlerken önlerine
bir tabela çıkmış...." Dünyanın En Güzel Kadını" yarışması...
Yazıyormuş üstünde.- Bu yarışmaya katılıyorum, demiş Pamuk Prenses..Yarım
saat sonra arkadaşlarının yanına dönen Pamuk Prenses"e sormuş Süpermen
ve Pinokyo.— Eeee, nasıl gitti?— Birinci oldum, demiş Pamuk
Prenses.Yürüyüşlerine devam ederken bir tabela daha,."Dünyanın
En Güçlü Adamı" yarışması... Yazıyormuş üstünde.—Bu yarışmaya
katılıyorum, demiş Süpermen.Yarım saat sonra arkadaşlarının yanına
dönen Süpermen"e sormuş Pinokyo ve Pamuk Prenses.— Eeee, nasıl
gitti?--Şüpheniz mi vardı?, demiş Süpermen.Yürüyüşlerine devam
ederken önlerine bir tabela daha çıkmış."Dünyanın En Yalancı İnsanı"
yarışması... Yazıyormuş üstünde...—Bu yarışmaya katılıyorum, demiş
Pinokyo.Yarım saat sonra arkadaşlarının yanına gözyaşları içinde
dönen Pinokyo"ya sormuş Süpermen ve Pamuk Prenses.— Ne oldu?
Pinokyo; KİM ULAN BU TAYYİP DENEN ADAM ! . .
ve Pinokyo yürüyüşe çıkmışlar...
Yürürlerken önlerine
bir tabela çıkmış...." Dünyanın En Güzel Kadını" yarışması...
Yazıyormuş üstünde.- Bu yarışmaya katılıyorum, demiş Pamuk Prenses..Yarım
saat sonra arkadaşlarının yanına dönen Pamuk Prenses"e sormuş Süpermen
ve Pinokyo.— Eeee, nasıl gitti?— Birinci oldum, demiş Pamuk
Prenses.Yürüyüşlerine devam ederken bir tabela daha,."Dünyanın
En Güçlü Adamı" yarışması... Yazıyormuş üstünde.—Bu yarışmaya
katılıyorum, demiş Süpermen.Yarım saat sonra arkadaşlarının yanına
dönen Süpermen"e sormuş Pinokyo ve Pamuk Prenses.— Eeee, nasıl
gitti?--Şüpheniz mi vardı?, demiş Süpermen.Yürüyüşlerine devam
ederken önlerine bir tabela daha çıkmış."Dünyanın En Yalancı İnsanı"
yarışması... Yazıyormuş üstünde...—Bu yarışmaya katılıyorum, demiş
Pinokyo.Yarım saat sonra arkadaşlarının yanına gözyaşları içinde
dönen Pinokyo"ya sormuş Süpermen ve Pamuk Prenses.— Ne oldu?
Pinokyo; KİM ULAN BU TAYYİP DENEN ADAM ! . .
26 Haziran 2010 Cumartesi
BU MEVSİM
Islak sokaklar mevsimindeyiz artık...Bu kalabalık şehre hüzün yağar bu zamanlar,yalnızlık yağar caddelerine darmadağın saçlar, ıslanmış yüzler hep yere bakar....Kahveleri bile dert yüklenir ,Çayları daha bir demli Unutulan sevgililer hatırlanır veya sevgililer unutulmaya çalışılır...Bu mevsimde vitrinleri az sulu rakı gibidir bu şehrin..Her adımın yalnızlığa uzanır,Yine de hızlı adımlar atılır, koşulur bu sokaklarda.Herkes kendi türküsünü söyler yüzünü buruşturarak,Herkes kendi hikayesini en acıklı sanır..Kendisi koca bir yalanken gerçeği arar bu şehir,Sokakları gibi evleri de acı doludur, gözyaşları taşar pencerelerinden...
24 Haziran 2010 Perşembe
en sevdiğim
Tanrım,Bilmeni isterim ki,
En sevdiğim şarkıcı Barış Manço’yu aldın.
En sevdiğim aktör Ayhan Işık’ı aldın.
En sevdiğim aktris Belgin Doruk’u aldın.
En sevdiğim komedyen Kemal Sunal’ı aldın.
En sevdiğim tiyatrocu Gazanfer Özcan’ı aldın.
En sevdiğim sporcu Metin Oktay’ı aldın.
En sevdiğim yazar Uğur Mumcu’yu aldın.
Tanrım,
Bilmeni isterim ki, En sevdiğim Başbakan Tayyip Erdoğan’ dır. :))
En sevdiğim şarkıcı Barış Manço’yu aldın.
En sevdiğim aktör Ayhan Işık’ı aldın.
En sevdiğim aktris Belgin Doruk’u aldın.
En sevdiğim komedyen Kemal Sunal’ı aldın.
En sevdiğim tiyatrocu Gazanfer Özcan’ı aldın.
En sevdiğim sporcu Metin Oktay’ı aldın.
En sevdiğim yazar Uğur Mumcu’yu aldın.
Tanrım,
Bilmeni isterim ki, En sevdiğim Başbakan Tayyip Erdoğan’ dır. :))
kim hain kim vatansever
.... insanın açılımını yap deseler ; makinadan farklı düşünen,isteyen,ağlayan,gülen en önemlisi duyarlı ve tepkili kişilerdir denir.... her duyarlı ülke insanı vatanını sever ve ülkesindeki kötü olayları ( şehitler ) ne olursa olsun duyduğunda içsel bir duygu ile tepkisini ve üzüntüsünü dile getirir...ne kimseden çekinir nede bir başkasının kendisine hain yakıştırmasını kabullenir... sonuçta hepimiz insanız ve beynimizi doldurduğumuz zaman zararı kendimize veririz... şimdi söyleyin makınalardan farklı olduğumuz içinmi hainiz yoksa birileri hain dediği için mi ?
23 Haziran 2010 Çarşamba
Şehitlerimize.....
'' Güneş dolu yüreğine yağmurlar yağdırdım.Nefesim nefesine nefes katsın istedim olmadı aşkım.O zilin sesini duyduğun ana lanet ediyorum. Toprağın olmak varken mezar, güneş olmak varken gölgen oldum.Sen elini uzattığında kalbimi sakladım.Aşkım seni de yanımda götürüyorum.O gittiğim yerde binlerce kez haykıracağım.Seni seviyorum çiçeğim...
12 Haziran 2010 Cumartesi
ilk aşk
Zamansızmıydı gelişler,yada anlamsızmıydı gidişler... işte aşk buydu aslında... ne zaman ne mekan tanırdı... ilk görüş ilk kalp çarpıntısı,neydi bu diye sorarken kendine kalbinin atması için telaş duymazdın bile...aklındakiler uçup giderken yerine gözünün gördüğünü ve kalbinin hissettiğini koymakdi..
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)